Blog: @F1Padok

F1 TV Geleneksel TV Yayınlarının Yerini Alabilir mi?

30 Oca 2020 02:59 tarihinde Apple. albayrak.biz tarafından yayınlandı   [ 30 Oca 2020 03:32 güncellendi ]


📺F1 TV geleneksel TV yayınlarının yerini alabilir mi?

Gelin bu konuyu detaylı bir şekilde ele alalım: 👇



Formula 1’in ticari haklarını 2017’de satın alan Liberty Media’nın F1’de yapmış olduğu önemli değişiklikleri geçtiğimiz haftalarda paylaşmıştık. En önemli değişikliklerden biri de F1’in dijital ortamda varlığını daha fazla göstermesiydi.

Dijitaldeki yeniliklerden biri de F1 TV hizmetinin başlamasıydı. F1 TV üzerinden F1, F2, F3 ve Porsche Supercup yarışları izlenebiliyor, canlı tur zamanları takip ediliyor, yarış içi verilere erişilebiliyor, geçmiş yarışlar izlenebiliyor ve diğer ekstra içeriklere ulaşılabiliyor.



F1 TV, Formula 1’in dijital hayatına yeni bir pencere açmış olsa da geleneksel F1 yayıncılarıyla rekabet etme konusunda henüz istenilen noktayı yakalayabildiği söylenemez.

Özellikle ücret konusuna biraz odaklanmamız gerekiyor.

F1 TV, müşterilerine şu anda iki farklı paket sunuyor.
“F1 TV Access” ve “F1 TV Pro”

F1 TV Pro ile yarışlar canlı izlenebilirken, F1 TV Access ile canlı izlenemiyor, belli bir süre sonra tekrarı izlenebiliyor.




F1 TV paketlerinin TR, ABD, Almanya ve Fransa’daki yıllık fiyatlarını aşağıdaki resimlerden inceleyebilirsiniz:



Fiyatlara bakıldığında ülkelere göre önemli bir farklılık bulunmuyor. Sadece ABD’de dolar olarak fiyatlandırılıyor. Ancak kur dönüştürüldüğünde aşağı yukarı aynı tutara karşılık geliyor.

Burada kritik olan nokta ise; dijital içerik sunan platformlar, genellikle bulunduğu ülkeye göre yerel para birimi ve ülkenin alım gücüne göre fiyatlandırma yaparken, F1 TV’nin bu yolu tercih etmemesi ve tüm ülkeler için aynı fiyatı sunması.

Karşılaştırma yapabilmek adına dünya genelinde dijital hizmet sağlayan önde gelen firmaların Türkiye ve diğer ülkelerdeki fiyatlarını aşağıda inceleyelim:

Spotify aylık abonelik ücreti:
🇹🇷: ₺17,99
🇺🇸: ₺60,00 ($ 9,99)





Netflix aylık abonelik ücreti:
🇹🇷: ₺29,99
🇺🇸: ₺77,50 ($ 12,99)





Steam üzerinde satılan F1 2019 oyunu fiyatı:
🇹🇷: ₺46,00
🇺🇸: ₺179,00 ($ 29,99)



Tüm bu örneklere bakıldığında dijital hizmet sağlayan firmaların ülkelerin alım gücüne göre farklı fiyatlar sunduğunu görülüyor. Ancak F1 TV’nin tek fiyat sunması alım gücü düşük olan ülkelerde rekabet etmesini ciddi şekilde zorlaştırıyor.

Ülkemizde F1 yarışlarını canlı yayımlayan platformların ve F1 TV'nin aylık abonelik ücretleri ise şu şekilde:

Turkcell TV: ₺14,99
Tivibu : ₺12,90
S Sport : ₺13,33
F1 TV Pro: ₺35,50 (€ 5,42)







Üstelik F1 TV dışındaki platformlarda diğer TV kanalları ve birçok önemli spor organizasyonu da (Premier Lig, Şampiyonlar Ligi, NBA, Tenis maçları vb.) abonelik içinde yer alıyor.

F1 TV’nin dünya geneli veya ülkelere göre abonelik sayıları hakkında net bir açıklama bulunmasa da özellikle mevcut fiyatlar ve sunulan hizmet göz önünde bulundurulduğunda ülkemizde abone edinmesi pek de kolay gözükmüyor.

F1 TV, geleneksel platformlarda yer almayan birçok özelliği barındırması nedeniyle F1 ile ilgilenen profesyoneller ve çok yakından takip eden sınırlı bir izleyici kitlesi için önemli bir hizmet olabilir. Ancak bunun dışında kalan büyük bir kitleye erişme fırsatını kaçırıyor.

Yarış Sürücülerine neden Pilot denir?

29 Oca 2020 04:47 tarihinde Apple. albayrak.biz tarafından yayınlandı   [ 29 Oca 2020 05:13 güncellendi ]


Yarış sürücülerinle neden "pilot" denildiğini merak etmiş miydiniz? 🤔

Gelin aşağıda hep birlikte cevabını arayalım 👇



Yarış pilotlarının, uçak pilotları ile birçok ortak noktası bulunuyor.

Her ikisinin kabinine de kokpit ismi veriliyor. Genelde dar, korumalı ve rijit yapıya sahip kokpitlerin ortak özelliği pilotun güvenliğini sağlamak.



Her ikisi de çok yüksek hızlara seri bir şekilde çıkabiliyor ve limitleri sonuna kadar zorlayabiliyor.



Her ikisi de çok yüksek G kuvvetine maruz kalıyor. İnsanın fiziksel sınırlarını zorluyor.



Her ikisinin aracı da ileri teknolojiyle üretilen aero-dinamik parçalara sahip. Yüksek hızlarda çok yüksek downforce/upforce üretiyor.



Türkçe sözlükte yarış aracı kullananlara "pilot" deniyor.



Ancak İngilizce'de ve diğer birçok dilde "pilot" değil "driver" (sürücü) olarak adlandırılıyor.

Fransızca, İtalyanca, Portekizce ve İspanyolca'da ise "pilot" sözcüğü kullanılıyor.



Peki ABD, İngiltere, Almanya gibi otomobil konusunda öncü ülkeler başta olmak üzere dünyanın büyük bir bölümü "sürücü" sözcüğünü kullanırken Türkçe'de neden "pilot" kullanılmış?

Bildiğiniz üzere, Osmanlı'nın son dönemlerinde Fransızca'nın etkisi çok yüksekti.

Otomobil yarışlarının 20. Yüzyılın başlarında yaygınlaşmaya başladığı göz önünde bulundurulduğunda, "pilot" sözcüğünün Türkçe'ye Fransızcadan geçmiş olduğu düşünülüyor.

Fransızca ve diğer birkaç dilde neden "pilot" sözcüğünün kullanıldığı ile ilgili kaynaklar maalesef kısıtlı. Bu konuda bilginiz varsa aşağıda belirtebilirsiniz ✍

Yazar: F1 Padok @F1Padok

F1 Pilotlarına Atlet Denir mi?

27 Oca 2020 04:47 tarihinde Apple. albayrak.biz tarafından yayınlandı   [ 29 Oca 2020 06:21 güncellendi ]


F1 pilotları son yıllarda atlet olarak kabul ediliyor. Acaba yapmış oldukları spor gerçekten atlet tanımına uygun mu? Gelin hep birlikte inceleyelim 👇



F1 pilotları bundan 40 – 50 yıl önce sigara, alkol, gece hayatı ile sıkça anılırken bugünlerde yoğun egzersiz programları uygulayan, fit vücuda sahip ve beslenmeye dikkat eden sporculara dönüşmüş durumda.



Araçların hızla gelişimi, güvenlik önlemlerinin artması ve kuralların daha katı hale gelmesi ile birlikte F1 pilotları araçların sınırlarını daha fazla zorlayabilecek hale geldi.

Evolution of the F1 Car: Animated < Rufus Blacklock


Modern F1 araçları özellikle hızlanma, frenleme ve virajlarda çok seri hareket edebiliyor ve pilotlar çok yüksek G-kuvvetine maruz kalıyor.

Sadece 3 yıl önce (2017) yapılan teknik değişikliklerle bile araçların G-force seviyelerinde 1.3G’ye kadar artış oldu. Aşağıdaki videoda 2017 öncesi ve sonrası G-force farklarını görebilirsiniz.


Peki tüm bu gelişmelere rağmen, daracık kokpit içinde yarış boyunca hareketsiz duran bir sürücü nasıl oluyor da atlet olarak nitelendirilebiliyor?



📖Atlet kelimesinin sözlük anlamı:
"Dayanıklılık, fiziksel güç ya da çeviklik gerektiren egzersiz, spor veya oyunlarda eğitimli ya da deneyimli olan bir kişi"

(Kaynak: Merriam-Webster)

Günümüzde F1 sürücüleri bu tanımın tamamını karşılayacak düzeyde fiziksel ve zihinsel yeteneklere sahip durumdalar. Peki hangi özellikleri onları tam olarak atlet yapıyor?

1⃣ Kardiyo / Nabız: 🥵

F1 pilotları üzerinde çift kat kıyafetle, 40 – 50 derece sıcaklıkta, daracık bir kokpit içinde 2 saate yakın dakikada ortalama 170 nabız atışıyla yarışıyor.

2⃣ Boyun (G-Force) 💣

F1 pilotları araçlarında normal bir insanın kafasını balon gibi savurabilecek yüksek g kuvvetine maruz kalmaktadır. Bununla mücadele edebilmek için yoğun bir şekilde boyun güçlendirme egzersizleri yapmak zorundalar.

3⃣ Tepki Süresi: ⚡️

Pilotlarının tepki süreleri de yıldırım hızında olmak zorunda. Kalkış anı, teker tekere mücadeleler, pist üzerindeki kazalar/parçalar, telsizden gelen talimatlar… Bunların hepsini yüksek hızlarda ve kora kora mücadele ederken yapmak durumundalar.

4⃣ Bacaklar 🦵

Özellikle sert frenlemelerde sol bacağa çok yüksek kuvvet uygulanıyor. Sağ ayakla ise gaza daha yumuşak basılıyor. Bu da vücutta aşırı dengesizliklere yol açabiliyor. Bir yarışta ortalama 70 tur ve 15 viraj olduğu düşünüldüğünde ciddi bir fiziksel sınav demek.

5⃣ Üst vücut ve kollar 💪

Yarış boyunca yüksek hızlarda, titreşimde ve g kuvvetine karşı kolları direksiyonda sıkı bir şekilde tutabilmek için ciddi omuz, sırt ve kol kuvveti gerekiyor. Pilotlar üst vücutlarını güçlendirmek için de ciddi egzersizler yapıyor.

6⃣ Beslenme, Egzersiz ve Yaşam Tarzı: 🍽️🏃‍♂️🚴‍♂️🏊‍♂️

F1 pilotları artık bir atlet gibi sağlıklı besleniyor ve fit kalabilmek için profesyonellerle çalışıyorlar. Haftanın birçok günü egzersiz yapıyor ve serbest zamanlarında bisiklet, koşu, yüzme gibi aktivitelerle meşgul oluyorlar.

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, günümüz F1 pilotları atlet sıfatını sonuna kadar hak ediyor.

Yazar: F1 Padok @F1Padok

Yüzde 107 Kuralı Nedir?

27 Oca 2020 04:01 tarihinde Apple. albayrak.biz tarafından yayınlandı   [ 29 Oca 2020 04:56 güncellendi ]


📕 #Formula1'de pek bilinmeyen ve nadiren uygulanan "%107 Kuralı" diye bir şey var. Evet tam olarak kuralın adı bu. Peki nedir bu kural? Ne zaman, kim için uygulanır? Cevabı aşağıda 👇


⛔ Kurala göre herhangi bir araç, sıralama turlarındaki (Q1) en iyi derecenin %107'sinden daha uzun bir sürede seansı tamamlarsa yarışa katılmasına izin verilmiyor.

⌛Örneğin Q1'deki en iyi derece 1.20:00 olduğunda, 1.25:60'ten (%107'si) daha uzun sürede seansı tamamlayan aracın yarışa katılmasına müsaade edilmiyor.

⛈ 💥 Yağmur, Yağışlı seanslar veya kaza sebebiyle uzun süre duran istisnai durumlarda bu kural uygulanmayabiliyor. Yarıştan men edip etmeme kararını nihai olarak yarış komiserleri veriyor.


🏎🏎 İlk olarak 1996 sezonunda uygulamaya alınan bu kuralın temel amacı; sportif olarak rekabet edemeyecek takımların F1'e girmesini engellemek, hız farkından dolayı pist üzerinde aşırı yavaş kalacak ve diğer pilotlar için tehlike oluşturabilecek araçları yarışa dahil etmemek.

🗣 Kural ile ilgili olarak Bernie Ecclestone bir röportajında; "Formula 1 motorsporlarının en iyisi, bu yüzden en iyisi olmayan bir şeye ihtiyacımız yok." şeklinde demeç veriyor ve küçük takımları sadece TV yayınından para kazanmak için F1'e girdiğini belirterek eleştiriyor.


1996'dan 2002'ye kadar uygulamada olan kural 2003 yılında değişen kurallarla birlikte (sıralama turlarındaki yakıtla yarışa başlama zorunluluğu yüzünden farkların çok açılması) yürürlükten kaldırıldı.

2010'da 3 seanslı sıralama turları kuralı gelince ve yakıt kuralı değişince %107 kuralı 2011 yılında tekrar yürürlüğe girdi.

📜 En son 2012 yılında HRT için uygulanan kuralın etki ettiği yarışlar ve yarıştan men edilenlerin listesi aşağıda yer alıyor:


(Kaynak: Wikipedia)

❓Genelde önemli teknik değişiklikler ve yeni takımların F1'e girmesi sonrası sıkça uygulanan bu kural acaba 2021 sonrası tekrar uygulanır mı hep birlikte göreceğiz...

Yazar: F1 Padok @F1Padok

Liberty Media'nın F1 'de Yaptığı Değişiklikler

26 Oca 2020 04:43 tarihinde Apple. albayrak.biz tarafından yayınlandı   [ 29 Oca 2020 04:56 güncellendi ]


📺 Liberty Media'nın 2017 yılında #Formula1 ticari haklarını satın alması üzerinden 3 yıl geçti.

Bu süreçte yaşanan 10 önemli değişikliğe hep birlikte göz atalım. 👇


1️⃣ F1 logosu yenilendi:

İlk başta çok fazla eleştiriye maruz kalsa da zamanla yeni logoya alışıldı.


2️⃣ F1 Jenerik müziği bestelendi:

Brian Tyler tarafından bestelen ve yarış haftalarında sıkça duyduğumuz parça birçok F1 izleyicisini heyecanlandırıyor.


3️⃣ F1 dünyası sosyal medyaya açıldı.

Bernie Ecclestone döneminde F1 web sitesi, takımlar ve pilotlar sosyal medyada birçok şeyi paylaşamıyordu. Son 3 yılda F1 dünyası sosyal medyada daha özgür bir şekilde içerik paylaşabiliyor, izleyiciyle daha fazla etkileşime girebiliyor.


4️⃣ Netflix'te Formula 1 Drive to Survive belgeseli yayımlandı:

Bu sayede birçok kişi ilk defa F1 ile tanışma fırsatı buldu.


5️⃣ Padok alanı daha fazla izleyicinin erişimine açıldı:

Yarış haftalarında padok alanına daha fazla izleyici girebiliyor, takımlar, pilotlar ve F1 dünyasının ünlü simalarını yakından izleme imkanı bulabiliyor. (Tabi ki pek de ucuz değil!)


6️⃣ F1 Experiences programı oluşturuldu:

Bu program kapsamında F1 severlerin pist üzerinde gezmesi, pilotlarla hızlı bir tur atması gibi etkililer düzenleniyor.


7️⃣ Dünyaca ünlü yıldızlar yarışlara katıldı:

F1'i büyük kitlelere duyurmak, başta ABD olmak üzere farklı pazarlarda da güçlendirmek amacıyla ünlü isimler yarışlara davet ediliyor. Takım etkinliklerine katılıyor ve yarışı garajdan takip ediyor.



8️⃣ Yarış sayıları arttı:

F1 takvimide yer alacak yarış sayısı artırılarak daha önce hiç F1 yarışı yapılmamış ya da uzun süre ara verilmiş bölgelere yelken açılıyor.



9️⃣ F1 dijital hizmetleri zenginleşti:

Önceden dijital içerik çok kısıtlıyken günümüzde yarış özetleri, yarış öncesi sonrası içeriklere ve analizlere çeşitli platformlarda yer veriliyor. Ayrica mobil uygulama, F1 TV ve F1 oyunları gibi alanlar da geliştiriliyor.


🔟 Grid kızları kaldırıldı:

Yarış günlerinde pilotlara gridde eşlik ederek arz-ı endam eden grid kızları uygulamasına son verildi.


💬 Bu değişiklikler ile ilgili yorumlarınızı, beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz değişiklikleri, varsa eklemek istediğiniz diğer değişiklikleri siz de belirtebilirsiniz 👇

Yazar: F1 Padok @F1Padok

F1 Takviminin Genişlemesi

26 Oca 2020 04:43 tarihinde Apple. albayrak.biz tarafından yayınlandı   [ 29 Oca 2020 04:55 güncellendi ]


Geçtiğimiz günlerde #FIA başkanı Jean #Todt, takım çalışanlarının #F1'de yer aldıkları için kendilerini ayrıcalıklı hissetmesi gerektiğini ve takvimin genişlemesinden şikayetçi olmamaları gerektiğini ifade etmişti.

Dilerseniz biraz bu konuyu ele alalım: 👇


Formula 1 motorsporlarının zirvesi olarak nitelendirilir ve F1'de çalışmak birçok F1 severin rüyasıdır. Ancak F1'de çalışmak sanıldığı kadar kolay değildir. Bunun birkaç sebebi var:

Birincisi: F1'de çalışan kişilerin hemen hemen hepsi alanının en iyileri olmak zorundadır. Bu yüzden sadece çok yetenekli kişiler F1'de çalışabilmektedir. 🧑‍🔧

İkincisi: F1'de çalışmak TV'de izlendiği gibi her zaman keyifli olmayabiliyor. Yarışlarda izlediğimiz görüntülerin arka planında geceli gündüzlü, bol mesaili bir emek yatıyor. ⏲️

Üçüncüsü: Yılın önemli bir bölümü seyahat ederek geçiriliyor ve F1 çalışanları aileleri ve sosyal ortamından uzun süre ayrı yaşıyorlar. ✈️

Tüm bu zorluklar göz önünde bulundurulduğunda takvimde yer alan yarış sayısının artması ve gelecekte 25 yarışa kadar genişlemesinin konuşulması, halihazırda F1 takımlarında endişelerin oluşmasına yol açmıştı. 📅

Bu endişeleri biraz olsun gidermek adına yarış haftalarının birer gün kısaltılması gündeme alındı. Bu konuda F1 Ceo'su Chase Carey 2021'de yapılacak format değişikliği ile Perşembe günleri yapılan aktivitelerin Cuma gününe alınabileceğini belirtmişti.


Ancak Jean Todt, bu konudaki görüşlerinin biraz daha farklı olduğunu ve şu anda mevcut 22 yarışa odaklanılması gerektiğini söyleyerek, F1 çalışanlarının kendilerini ayrıcalıklı hissetmesi gerektiğini belirtti.

Yukarıda da belirtildiği gibi alanında en yetenekli çalışanların istihdam edildiği F1 dünyasında bu ifadeler bazı tepkilere yol açtı.

Bu durumun F1 çalışanları üzerinde daha fazla baskı oluşturacağı, bazı çalışanların aile ve sosyal hayatlarının olumsuz etkileneceği ve motivasyonunun düşeceği endişeleri dile getirilmeye başlandı.

Bunun sonucunda da üretkenliğin ve yenilikçiliğin düşebileceği, F1'de çalışan parlak zekaların sayısının azalabileceği endişeleri öne çıkmaya başladı.

Jean Todt'un açıklamasında da yer aldığı gibi, dünyada açlıkla mücadele eden, gece gündüz kötü şartlarda çalışan ve geçimini sağlamakta zorlanan milyonlarca insan varken belki F1 çalışanlarının bu konuda şikayet etmemesi gerektiğini düşünebilirsiniz.

Aslında F1 çalışanları da ayrıcalıklı bir ortamda olduklarının ve herkesin bu imkanlara sahip olamayacağının farkında. Ancak burada asıl sorun Jean Todt'un F1 çalışanlarına olan bakış açısı ve konuya yaklaşımı.

Başta F1 ve WRC gibi büyük organizasyonlara liderlik eden FIA başkanının bu şekilde bir açıklama yapması kendisinden beklenen liderlik yaklaşımı ve çözüm üreten bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Çalışanların sorunlarını anlamak ve onlara çözüm üretmek yerine, geleneksel bir patron gibi "Biz sizin zamanınızda geceli gündüzlü çok daha zor şartlarda çalışırdık. O yüzden şükredin, ya da kapı orada, isteyen gider." şeklinde bir tavırda olması hayal kırıklığına yol açıyor.

Bir yandan sporu geliştirmek, rekabetçiliği artırmak konuşulurken diğer yandan bu organizasyonun en üst liderinden böyle bir açıklama duymak geleceğe dair endişelere yol açıyor.

Artık yaptığımız işleri 20 - 30 yıl öncenin bakış açısıyla yapamayız, dolayısıyla yönetim anlayışının ve çalışanlara bakış açısının da modern dünyanın getirmiş olduğu anlayışlara göre yeniden şekillenmesi gerekiyor.

Unutulmaması gereken bir nokta şu ki: Para ile birçok şeyi satın alabilirsiniz ama insanların ailesi ve sosyal hayatının yerini hiçbir şeyle dolduramazsınız. İşte bu yüzden bu konu çok hafife alınmamalı ve üzerinde daha çok tartışılmalı.

Yarış sayısı belki biz izleyiciler için daha fazla aktivite, medya kuruluşları için de daha büyük gelir anlamına gelebilir ama burada önemli olan mesele sporun toplam kalitesine katkı sağlayıp sağlamayacağı.

Eski bir McLaren mekanikeri olan ve şu anda F1 ve motorsporları hakkında YouTube üzerinden güzel bilgiler paylaşan Marc Priestley
@f1elvis bu konudaki görüşlerini güzel bir video ile paylaşmış:


Yazar: F1 Padok @F1Padok

1-6 of 6