Blog: @F1Padok‎ > ‎

F1 Takviminin Genişlemesi

26 Oca 2020 04:43 tarihinde Apple. albayrak.biz tarafından yayınlandı   [ 29 Oca 2020 04:55 güncellendi ]

Geçtiğimiz günlerde #FIA başkanı Jean #Todt, takım çalışanlarının #F1'de yer aldıkları için kendilerini ayrıcalıklı hissetmesi gerektiğini ve takvimin genişlemesinden şikayetçi olmamaları gerektiğini ifade etmişti.

Dilerseniz biraz bu konuyu ele alalım: 👇


Formula 1 motorsporlarının zirvesi olarak nitelendirilir ve F1'de çalışmak birçok F1 severin rüyasıdır. Ancak F1'de çalışmak sanıldığı kadar kolay değildir. Bunun birkaç sebebi var:

Birincisi: F1'de çalışan kişilerin hemen hemen hepsi alanının en iyileri olmak zorundadır. Bu yüzden sadece çok yetenekli kişiler F1'de çalışabilmektedir. 🧑‍🔧

İkincisi: F1'de çalışmak TV'de izlendiği gibi her zaman keyifli olmayabiliyor. Yarışlarda izlediğimiz görüntülerin arka planında geceli gündüzlü, bol mesaili bir emek yatıyor. ⏲️

Üçüncüsü: Yılın önemli bir bölümü seyahat ederek geçiriliyor ve F1 çalışanları aileleri ve sosyal ortamından uzun süre ayrı yaşıyorlar. ✈️

Tüm bu zorluklar göz önünde bulundurulduğunda takvimde yer alan yarış sayısının artması ve gelecekte 25 yarışa kadar genişlemesinin konuşulması, halihazırda F1 takımlarında endişelerin oluşmasına yol açmıştı. 📅

Bu endişeleri biraz olsun gidermek adına yarış haftalarının birer gün kısaltılması gündeme alındı. Bu konuda F1 Ceo'su Chase Carey 2021'de yapılacak format değişikliği ile Perşembe günleri yapılan aktivitelerin Cuma gününe alınabileceğini belirtmişti.


Ancak Jean Todt, bu konudaki görüşlerinin biraz daha farklı olduğunu ve şu anda mevcut 22 yarışa odaklanılması gerektiğini söyleyerek, F1 çalışanlarının kendilerini ayrıcalıklı hissetmesi gerektiğini belirtti.

Yukarıda da belirtildiği gibi alanında en yetenekli çalışanların istihdam edildiği F1 dünyasında bu ifadeler bazı tepkilere yol açtı.

Bu durumun F1 çalışanları üzerinde daha fazla baskı oluşturacağı, bazı çalışanların aile ve sosyal hayatlarının olumsuz etkileneceği ve motivasyonunun düşeceği endişeleri dile getirilmeye başlandı.

Bunun sonucunda da üretkenliğin ve yenilikçiliğin düşebileceği, F1'de çalışan parlak zekaların sayısının azalabileceği endişeleri öne çıkmaya başladı.

Jean Todt'un açıklamasında da yer aldığı gibi, dünyada açlıkla mücadele eden, gece gündüz kötü şartlarda çalışan ve geçimini sağlamakta zorlanan milyonlarca insan varken belki F1 çalışanlarının bu konuda şikayet etmemesi gerektiğini düşünebilirsiniz.

Aslında F1 çalışanları da ayrıcalıklı bir ortamda olduklarının ve herkesin bu imkanlara sahip olamayacağının farkında. Ancak burada asıl sorun Jean Todt'un F1 çalışanlarına olan bakış açısı ve konuya yaklaşımı.

Başta F1 ve WRC gibi büyük organizasyonlara liderlik eden FIA başkanının bu şekilde bir açıklama yapması kendisinden beklenen liderlik yaklaşımı ve çözüm üreten bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Çalışanların sorunlarını anlamak ve onlara çözüm üretmek yerine, geleneksel bir patron gibi "Biz sizin zamanınızda geceli gündüzlü çok daha zor şartlarda çalışırdık. O yüzden şükredin, ya da kapı orada, isteyen gider." şeklinde bir tavırda olması hayal kırıklığına yol açıyor.

Bir yandan sporu geliştirmek, rekabetçiliği artırmak konuşulurken diğer yandan bu organizasyonun en üst liderinden böyle bir açıklama duymak geleceğe dair endişelere yol açıyor.

Artık yaptığımız işleri 20 - 30 yıl öncenin bakış açısıyla yapamayız, dolayısıyla yönetim anlayışının ve çalışanlara bakış açısının da modern dünyanın getirmiş olduğu anlayışlara göre yeniden şekillenmesi gerekiyor.

Unutulmaması gereken bir nokta şu ki: Para ile birçok şeyi satın alabilirsiniz ama insanların ailesi ve sosyal hayatının yerini hiçbir şeyle dolduramazsınız. İşte bu yüzden bu konu çok hafife alınmamalı ve üzerinde daha çok tartışılmalı.

Yarış sayısı belki biz izleyiciler için daha fazla aktivite, medya kuruluşları için de daha büyük gelir anlamına gelebilir ama burada önemli olan mesele sporun toplam kalitesine katkı sağlayıp sağlamayacağı.

Eski bir McLaren mekanikeri olan ve şu anda F1 ve motorsporları hakkında YouTube üzerinden güzel bilgiler paylaşan Marc Priestley
@f1elvis bu konudaki görüşlerini güzel bir video ile paylaşmış:


Yazar: F1 Padok @F1Padok